Graviola Araştırmaları

Graviolanın potansiyelini araştırma çalışmaları, 1976 yılında, National Cancer Institute tarafından girişilen bitki tarama programı dahilinde başlamış; Graviola yaprakları ve kökünün kanser hücreleri ile savaştığı keşfedilmiştir. İlk deneyi takip eden sonraki çalışmalarda, bilimadamları annonaceous acetogenins adını verdikleri bir takım kimyasalları izole ettiler. Bu maddelerin, güçlü anti-kanserojen ve anti-tümör içerikler olduğunun farkedilmesi uzun sürmedi. Purdue University tarafından yürütülen 1997 yılında yayınlanmış çalışmalar, acetogenin’lerin geleneksel anti-kanser tedaviye cevap vermeyen kanser hücrelerini öldürme yeteneğine sahip olduğuna işaret etmiştir. Purdue’deki araştırmacılar, acetogeninlerin normal hücrelere dokunmayarak kanser hücrelerini güçlü bir şekilde yok ettiklerine ve ilaca dirençli kanser hücrelerine karşı etkili olduğuna tanık olmuşlardır. Graviola ekstresinin aynı zamanda, kanser hücrelerinin ATP’ye erişimini bloke edip, plazma zarı glikoproteini engelleyerek, Adriamycin’e dirençli insan meme adenokarsikom (MCF-7/Adr) büyümesine karşı etkili olduğu da görülmüştür.

Güney Kore’deki Catholic University tarafından yapılan çalışma; aktif içeriklerin, göğüs ve kolon kanserine karşı uzun süredir kullanılan ilaç Adriamicin ile karşılaştırıldığında, ‘seçici sitotoksin’e sahip olduğunu göstermiştir. Journal of Natural Products’da yayınlanan daha sonraki bir çalışma, Graviola’nın 10.000 kat daha etkili olduğunu iddia etmiştir. Kore’de yapılan üçüncü bir çalışmada da Adriamicin’in aksine, sağlıklı hücreler üzerinde hiçbir negatif aktivite gözlemlenmemiştir.

2000 yılında, Kolombiya’daki “Universidad de Antioquia“daki bilim adamları, graviola meyvesi ekstresinin U-937 adlı lenfoma hücre hattının büyümesini inhibe ettiğini gördüler. 2001 yılında Journal of Natural Products‘da yayınlanan bir çalışma, graviola tohumları ekstresindeki bir bileşiğin sağlıklı hücrelere dokunmayarak karaciğer kanser hücrelerini öldürdüğünü kaydetmekteydi.

9 Mayıs 2003’de, Life Sciences‘da yayınlanan bir çalışma, saflaştırılmış annonacin’in, T24 mesane kanseri hücreleri de dahil olmak üzere türlü kanser hücre hatlarında hücre ölümünü tetiklediğini göstermiştir.  Molecules adlı derginin Kasım 2010 sayısında yayınlanan bir başka çalışma ise, graviola’daki Annonaceous acetogenin’lerin akciğer kanseri ve larinjeal hücrelerinin çoğalmasını yavaşlattığını göstermiştir.

Nutrition and Cancer dergisinin Temmuz 2011 sayısında yayınlanan  çalışmada, graviola meyve ekstresinin EGF reseptör üretimini engellediğini ve test tüplerinde kültüre edilerek farelere yerleştirilmiş insan göğüs kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı görülmüştür. Journal of Asian Natural Products Research‘de Mayıs 2011’de yayınlanmış diğer bir çalışmada ise, acetogenin’lerin etkin bir biçimde habis tümör hücre büyümesini durduğu görülmüştür.

"/>
Graviola Nedir?

Graviola nedir?

"Graviola Nedir? Graviola, bilimsel adıyla Annona muricata, Afrika sahra-altı, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’daki yağmur ormanlarında yetişen bir ağaçtır. Graviola’nın aktif içeriklerine Annonaceous acetogenins adı verilir. Araştırmalar; in vitro da olsa, aktif içeriklerinin, göğüs, yumurtalık, kolon, prostat, karaciğer, akciğer, pankreas ve lenfoma gibi 12 farklı kanser tipinde habis hücreleri öldürdüğünü göstermiştir. Fakat insanlar üzerinde geniş çaplı araştırma bulunmamaktadır.

Graviola Araştırmaları

Graviola Araştırmaları

Graviolanın potansiyelini araştırma çalışmaları, 1976 yılında, National Cancer Institute tarafından girişilen bitki tarama programı dahilinde başlamış; Graviola yaprakları ve kökünün kanser hücreleri ile savaştığı keşfedilmiştir. İlk deneyi takip eden sonraki çalışmalarda, bilimadamları annonaceous acetogenins adını verdikleri bir takım kimyasalları izole ettiler. Bu maddelerin, güçlü anti-kanserojen ve anti-tümör içerikler olduğunun farkedilmesi uzun sürmedi. Purdue University tarafından yürütülen 1997 yılında yayınlanmış çalışmalar, acetogenin’lerin geleneksel anti-kanser tedaviye cevap vermeyen kanser hücrelerini öldürme yeteneğine sahip olduğuna işaret etmiştir. Purdue’deki araştırmacılar, acetogeninlerin normal hücrelere dokunmayarak kanser hücrelerini güçlü bir şekilde yok ettiklerine ve ilaca dirençli kanser hücrelerine karşı etkili olduğuna tanık olmuşlardır. Graviola ekstresinin aynı zamanda, kanser hücrelerinin ATP’ye erişimini bloke edip, plazma zarı glikoproteini engelleyerek, Adriamycin’e dirençli insan meme adenokarsikom (MCF-7/Adr) büyümesine karşı etkili olduğu da görülmüştür.

Güney Kore’deki Catholic University tarafından yapılan çalışma; aktif içeriklerin, göğüs ve kolon kanserine karşı uzun süredir kullanılan ilaç Adriamicin ile karşılaştırıldığında, ‘seçici sitotoksin’e sahip olduğunu göstermiştir. Journal of Natural Products’da yayınlanan daha sonraki bir çalışma, Graviola’nın 10.000 kat daha etkili olduğunu iddia etmiştir. Kore’de yapılan üçüncü bir çalışmada da Adriamicin’in aksine, sağlıklı hücreler üzerinde hiçbir negatif aktivite gözlemlenmemiştir.

2000 yılında, Kolombiya’daki “Universidad de Antioquia“daki bilim adamları, graviola meyvesi ekstresinin U-937 adlı lenfoma hücre hattının büyümesini inhibe ettiğini gördüler. 2001 yılında Journal of Natural Products‘da yayınlanan bir çalışma, graviola tohumları ekstresindeki bir bileşiğin sağlıklı hücrelere dokunmayarak karaciğer kanser hücrelerini öldürdüğünü kaydetmekteydi.

9 Mayıs 2003’de, Life Sciences‘da yayınlanan bir çalışma, saflaştırılmış annonacin’in, T24 mesane kanseri hücreleri de dahil olmak üzere türlü kanser hücre hatlarında hücre ölümünü tetiklediğini göstermiştir.  Molecules adlı derginin Kasım 2010 sayısında yayınlanan bir başka çalışma ise, graviola’daki Annonaceous acetogenin’lerin akciğer kanseri ve larinjeal hücrelerinin çoğalmasını yavaşlattığını göstermiştir.

Nutrition and Cancer dergisinin Temmuz 2011 sayısında yayınlanan  çalışmada, graviola meyve ekstresinin EGF reseptör üretimini engellediğini ve test tüplerinde kültüre edilerek farelere yerleştirilmiş insan göğüs kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı görülmüştür. Journal of Asian Natural Products Research‘de Mayıs 2011’de yayınlanmış diğer bir çalışmada ise, acetogenin’lerin etkin bir biçimde habis tümör hücre büyümesini durduğu görülmüştür.

07 Temmuz 2016

Call us +(351) 291 223 721

9am to 12am and 1pm to 6pm